Bazen kalp ehline denk gelmez. Rengârenk bir çiçeği karanlık bir odaya kapatıp susuz bırakırlar; sonra da solan yapraklarına bakıp "Sen eskiden böyle değildin," derler. Oysa cevap basittir: "Evet, ben böyle değildim. Işığımı sen kırdın; şimdi solan renklerimi mi beğenmiyorsun?"
İhanete uğradıkları gece yolları kesişen Ada ve Poyraz, sarhoş kafayla yaptıkları evliliği; para için kendilerini kandıran eski sevgililerinden intikam aldıkları eğlenceli ama tehlikeli bir anlaşmaya dönüştürürler.
Poyraz "Var mısın?" diye sorarken tüm doğru bildiklerini unutup köşe bucak kaçtığı aşka yakalanacağını; Ada ise onu "Varım," diye yanıtlarken sadece entrika dolu bir intikam oyununa değil, gitgide gerçeğe dönüşecek ve eski ışıltısını geri kazanacağı bir aşka adım attığını tahmin bile edemez.
Hayat karardıysa ışığı biz yakarız. Kırıklarımızdan yeşerir, düşmek üzereyken koşmaya başlarız. Eğlenceli dostlukların, iyileşen yaraların, sıcacık bir ailenin ve gerçek bir aşkın hikâyesine sen de Var Mısın?
—