Hoşgeldiniz!

Sipariş verebilmek için sağ taraftaki üye girişi alanından üye girişi yapabilir, üye değilseniz hemen üye olabilirsiniz.

Üye Girişi

Üye Ol

Kent Bizim

Kent Bizim

Kategori : Toplumlar ve İnsanlar

Yazar : Bart van der Steen & Ask Katzeff, Leendert van Hoogenhuijze

Çevirmen : Ahmet Alphan Sabancı

Editör : Barış Çoban & Bora Ataman

Sayfa Sayısı : 384

Çıkış Tarihi : Haziran 2016

32.40

Kitap Hakkında


Kent Bizim

 

Sınıflı toplumlarda kentleşmenin bölme, ezme, yerinden etme, yaşanamaz hale getirme vb. karakteristik 
özelliklerinden kaynaklanan sürdürülemez canavarlaşma eğilimi, kapitalizm tarihinin farklı dönemlerinde 
yaşanan yine kent merkezli çatışma ve kırılmaların da başlıca sebepleri arasındadır. 
 
Ezilenlerin özgürlük, kardeşlik ve eşitlik temelli kent düşü, H.H. Korkmazgil’in "Bir yanımız yaprak döker, 
bir yanımız bahar bahçe” dizelerindeki bahar bahçe kısmını anıştırır. 
 
Ancak şairin sözünü ettiği bir "çıldırtan denge” durumunda değildir kent. 
 
Tersine sürekli bir dengesizliğin uzamıdır. 
 
Uygar, yerleşik, eğitimli Batılı sermayenin veya bizim coğrafyamızda olduğu gibi talancı, cahil ve lümpen 
sermayenin baş tasarımcısı olduğu farklı türden de olsa canavar kentlerin içerisinde, alternatif ve yeni yaşam 
biçimlerini yaratmak talebi ile ortaya çıkan yaşam savunucuları vardır. 
 
Bunlar tarihte farklı biçimlerde karşımıza çıkmışlar; kentlerin içinde bazen gecekondu hareketi, bazen işgalevcilik, 
bazen kolektif mülkiyeti haiz arazilerde kurulan mini ütopyalar olarak kalıcı özerk alanlar veya farklı uzamları farklı 
zamanlarda farklı formlarda ele geçiren geçici otonom bölgeler yaratmışlardır. 


Bugünlerde 3. yaşı kutlanan Gezi’nin mirası olan iki işgalevi -Don Kişot İşgalevi ve Mahalleevi- otoriter baskılar
sonucu şu an fiili olarak varlıklarını sürdüremese de bahsedilen yeni yaşam biçimlerini yaratmak talebi ile ortaya 
çıkan yaşam savunucuları tarafından kolektif bir şekilde inşa edilmiş kamusal alanlardı. 
 
Bu işgalevleri kentlerin tamamen dışına savrulmuş bir şekilde değil, aksine kentin kalbinin en güçlü attığı 
merkezlerde alternatif yaşam alanları olarak kendilerini var etti. Occupy hareketlerinin kümülatif etkisiyle 
uluslararası boyuta ulaşan kolektivite; İstanbul işgalevleri için de bir izlek oldu. Konsensüs ve forumları 
en büyük araç olarak kullanan ve ırkçı, cinsiyetçi, homofobik, ayrımcı olan hiç kimsenin kendini var edemeyeceği 
bu alanlar 1,5 sene çok aktif bir şekilde yaşayabildiler. 


Kent Bizim ise sekiz farklı şehirdeki yerel hareketlerin, Amsterdam ve Berlin gibi otonom ayaklanmaların meşhur
başkentlerinin yanı sıra, Poznań ve Atina gibi haklarında çok az şey bildiğimiz şehirlerin de tarihini derliyor ve 
Avrupa’daki işgalevcilik pratiğiyle otonom hareketlerin tarihsel gelişimine dair oldukça renkli bir resim çiziyor. 
 
Her bölüm bir kente odaklanarak, fotoğraflar ve illüstrasyonlar eşliğinde, o kentin canlı bir kronolojik anlatısını ve 
analizini sunuyor. 
 
Bölümler, bu hareketlerin tarihi içerisindeki en önemli olayları ve gelişmeleri merkeze alıyor. 
 
Dahası, bu yerel hareketlerin onları farklı kılan yanlarını ortaya çıkartırken siyasetle altkültür arasındaki ilişki, 
nesiller arası dönüşümler, çatışmalar ve şiddetin rolü ve politik taktiklerdeki değişimler gibi meseleleri de inceliyor.
 

Kent Bizim alternatif bir yaşamın mümkün olduğunu görünür kılan otonom pratiklerin tarihinden bir kesit sunduğu
gibi, işgalevciliğe dair yerel deneyimlerin bu anlamda eleştirisini ve yeniden inşasını da barındıran bir tartışma
açıyor. 
 
Gezi direnişi ile başlayan alternatif yaşam alanları yaratma ve yaşamı savunma mücadelesi farklı biçimlerde 
yaşamaya devam ediyor ve edecek.
 
 
Ve hâlâ ilk günkü kadar gerçek: Reddet! İşgal et! Yeniden inşa et!

 

Ayrıntılı Bilgiler


Barkod : 9786054820368

ISBN : 9786054820368

Boyutları : 13,5x21

Kapak Cinsi : 3. Hamur

İlgili Kitaplar